Kendi Kendine Meme Muayenesi: Nasıl Yapılır?
Kendi kendine meme muayenesi, modern kanser taramasında ilk basamak değildir; istatistiksel olarak meme kanseri ölümlerini düşürdüğü kanıtlanmamıştır. Buna rağmen tıbbi birliklerin çoğu, kadının kendi memesini iyi tanımasının her zaman değerli olduğunu söyler. Çünkü memesini iyi tanıyan bir kadın, "yeni bir şey ortaya çıktığında" bunu fark eder. Kanserin küçükken yakalanması, vakaların önemli bir kısmında nasıl başlandığını gösterir: bir gün bir kitle hissedilir ve doktora gidilir. Bu yazıda kendi kendine muayenenin nasıl doğru yapılacağını, nelerin normal ve nelerin uyarıcı olduğunu ve klinik ile mamografik tarama arasındaki ilişkiyi anlatacağım.
İçindekiler
Önce zihni netleştirmek
Aylık muayene yapmadığınız için suçlu hissetmenize gerek yok. Tıbbi kuruluşların güncel önerisi, "memeyi tanımak" yaklaşımıdır — yani aylık katı bir programdan ziyade düzenli olarak bedeniyle teması olan bir kadın olmak. Bunu yapan bir kadın, bir gün dış görünümde ya da dokunuşta olağan dışı bir şey hissettiğinde fark eder. Bu farkındalık aslında mamografi taramasının yapamadığı bir şeyi tamamlar: aramalar arasında ortaya çıkan değişiklikleri yakalamak.
İkinci kritik nokta: meme ele gelen pek çok şeyden çoğu kanser değildir. Adet öncesi memeler doğal olarak hassas ve ele gelen yumru hissi verir; fibrokistik değişiklikler kadınların yarısında görülür; fibroadenom, kistler, lipom gibi iyi huylu kitleler genç kadınlarda yaygındır. Yani "elime bir şey geldi" demek paniklemeyi gerektirmez; ancak değerlendirilmeyi gerektirir. Bilmediğinin elinde kalmasından, doktora gidip "bu fibroadenom" cevabını almak çok daha rahatlatıcıdır.
Ne zaman yapmalı, hangi sıklıkla?
İdeal zaman adetin bittikten sonra 3-7 gün içindeki dönem. Bu zaman memenin en az hassas, hormonal şişliğin en düşük olduğu zamandır. Adet görmüyorsanız (menopoz, hamilelik, doğum kontrol hap kullanımı) ayın belirli bir gününü seçip rutin haline getirmek pratiktir.
Sıklık konusunda eski "ayda bir" önerisi günümüzde "düzenli olarak farkında olmak" şeklinde yumuşatılmıştır. Bu pratik fark eder: bir kadın memesini her duşta birkaç saniye yumuşakça hisseder, ayda bir 5-10 dakikalık ritüele oturmasa bile değişiklikleri fark edebilir. Asıl mesele "yapmadım, suçluyum" hissi yaratmamak; doğal bir farkındalık geliştirmek.
Üç adımlı muayene
Klinik öneriye uygun şekilde yapılan kendi kendine muayene üç adımdan oluşur.
Aynanın karşısında görsel inceleme. Çıplak üst beden ile ayna karşısına geçin, kollarınız iki yanda gevşek dursun. Memelerin büyüklüğü, şekli, simetrisi, deri rengi ve dokusu, meme başının pozisyonuna bakın. Sonra kollarınızı yukarı kaldırın, aynı kontrolleri tekrarlayın. Son olarak elleri belde tutarak göğsü hafifçe kasın; bu, derin yapışıklıkları gözle görmenize yardım eder. Aradığınız değişiklikler: yeni asimetri, deri çekilmesi, "portakal kabuğu" görünümü, meme başı içe çekilmesi, akıntı, yara veya ülser, kızarıklık.
Ayakta veya duşta dokunarak muayene. Sabunlu ve kayan elinizle muayene daha rahattır. Sağ memeyi sol elinizle, sol memeyi sağ elinizle muayene edin. Üç parmağın iç yüzünü kullanın (işaret, orta, yüzük), parmak uçlarıyla değil. Memeyi çubuklar şeklinde (yukarıdan aşağıya satır satır) ya da saat dilimleri şeklinde sistemik bir desen ile tarayın; rastgele yapmayın, atlanan bölge bırakmayın. Üç farklı baskı seviyesinde tarayın: hafif (cilt yüzeyini), orta (meme dokusunun ortasını), derin (kaburganın üstündeki dokuyu). Koltuk altını da unutmayın; meme dokusu koltuk altına doğru uzanır.
Yatarak muayene. Sırtüstü yatın, muayene edeceğiniz tarafın altına ince bir yastık koyun (memeyi yayar, daha iyi muayene edersiniz). Aynı parmak yüzeyiyle, aynı sistemik desenle dokunarak tarayın. Yatış pozisyonu memeyi göğüs duvarına yayar ve özellikle büyük memelerde derin yapıların değerlendirmesini kolaylaştırır.
Tüm muayene 5-10 dakika sürer. Asla aceleye getirmeyin.
Hangi bulgular ihmal edilmemeli
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz vakit geçirmeden değerlendirme için doktora başvurmak gerekir.
Yeni ortaya çıkan ve adet sonrası geçmeyen bir kitle ya da sertlik. Memenin bir kısmında daha önce olmayan bir şişlik. Meme başında içe çekilme, asimetri ya da pozisyon değişikliği. Meme cildinde "portakal kabuğu" görünümü, kalınlaşma, kızarıklık, ülser ya da iyileşmeyen yara. Meme başından gelen kanlı veya berrak tek taraflı akıntı (her iki taraflı süt benzeri akıntı genelde hormonal bir konudur). Koltuk altında yeni ele gelen şişlik ya da sert bezler. Memede sürekli ve adet döngüsünden bağımsız ağrı.
Buna ek olarak sürekli "fibrokistik meme ağrım" düşünüyorsanız bile, ağrının özelliği değişiyorsa ya da yeni bir kitle hissediyorsanız o konfor zonundan çıkıp doktora gitmek gerekir.
Kendi kendine muayene tek başına yetmez
Bu önemli bir noktadır ve yanlış anlaşılması ciddi sonuçlar doğurur. Kendi kendine muayene mamografi ve klinik muayenenin yerine geçmez. Çünkü mamografi, ele gelmeyen erken kanserleri (mikrokalsifikasyon, küçük kitleler) saptayabilir; bu kanserler ele gelene kadar ilerlemiş evreye yaklaşmış olabilir.
Türkiye Sağlık Bakanlığı önerileri ve uluslararası klavuzlar şu çerçeveyi sunar: 25 yaştan itibaren yıllık klinik muayene; 40 yaşta başlayan ve düzenli olarak (yıllık veya 2 yılda bir, klavuza göre değişir) yapılan mamografi; aile öyküsü olanlarda 35'te ilk mamografi ve gerekirse meme MR'ı eklenmesi; BRCA mutasyonu pozitif kadınlarda 25-30'lardan itibaren yıllık MR + mamografi kombinasyonu.
Kendi kendine muayene bu programın yerine değil, yanına eklenir.
Polikliniğe en sık gelen üç soru
"Memem hep ele geliyor — kanser işareti mi?" Çoğu kadında meme dokusu doğal olarak nodüler hisseder; fibrokistik değişiklikler yaygındır. Ele gelmek tek başına kanser belirtisi değildir. Düzenli olarak farkında olduğunuz bir nodülarite, yeni ortaya çıkmış sert ve hareketsiz bir kitleden farklıdır.
"Adet öncesi memem ağrıyor, normal mi?" Evet, bu mastalji olarak adlandırılan döngüsel meme ağrısıdır ve son derece yaygındır. Adetin başlamasıyla geçer. Adet dışı sürekli ağrı veya bir taraflı yoğun ağrı farklıdır, değerlendirme gerekir.
"Mamografi ne sıklıkla yapılmalı?" 40 yaşında ilk mamografi, sonrasında 1-2 yılda bir (klavuz ve aile öyküsüne göre değişir). Aile öyküsü varsa 35'te ilk mamografi ve gerekirse meme MR'ı eklenir.
Ankara'daysanız klinik muayene ve görüntüleme tek merkezden planlanır
Memenizin sağlığını kontrol için en doğru adım, yıllık jinekolojik muayene içinde klinik meme muayenesi yapılması ve yaş ve risk profilinize göre mamografi ya da meme USG planlanmasıdır. Prof. Dr. Aydan Biri'nin Ankara Çukurambar'daki kliniğinde bu değerlendirmeler tek randevuda yapılır; gerekli görüntüleme tetkikleri anlaşmalı radyoloji merkezleriyle koordineli planlanır. Aile öyküsü olanlarda BRCA gen testi danışmanlığı da sunulabilir. Yeni fark ettiğiniz bir bulgu varsa, beklemeden randevu almak en doğru adımdır. Randevu için 0312 911 77 77'yi arayabilir, ön bilgi için WhatsApp üzerinden +90 538 682 61 19 hattından ulaşabilirsiniz.
İlgili konular: göğüste ele gelen kitle her zaman kanser mi, jinekolojik kanserlerde erken tanı, koruyucu hekimlik, 40 yaş üstü kadın sağlığı, kadın sağlığı tarama testleri.
Bu yazı, ACOG Practice Bulletin No. 179 (Breast Cancer Risk Assessment and Screening), USPSTF Breast Cancer Screening recommendations (2024 update) ve NCCN Breast Cancer Screening Guidelines baz alınarak hazırlanmıştır.
