+90 312 911 77 77
|+90 538 682 61 19
|
Pzt - Cmt: 09:00 - 18:00
Prof. Dr. Aydan Biri
Ana Sayfa
Hakkımda
Uzmanlıklarımız
S.S.S.
Blog
Galeri
İletişim
Randevu Al

Sağlığınız İçin Yanınızdayız

Sorularınız veya randevu talepleriniz için bizimle iletişime geçin. Size en kısa sürede dönüş yapacağız.

+90 312 911 77 77WhatsApp ile Yazın
Prof. Dr. Aydan Biri

Perinatoloji ve Genetik Uzmanı

35 yılı aşkın deneyim ile kadın sağlığı, gebelik takibi ve genetik hastalıklar konusunda uzman hizmet.

Hızlı Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Hizmetler
  • Blog
  • SSS
  • İletişim

Hizmetlerimiz

  • Doğum
  • Gebelik
  • Genital Estetik
  • İletişim
  • İnfertilite (Kısırlık) Tedavisi
  • Jinekolojik (Üreme Organları) Hastalıklar

İletişim

  • Telefon

    +90 312 911 77 77

  • E-posta

    bilgi@aydanbiri.com

  • Adres

    Kızılırmak Mah. 1450. Sokak No:13 Çukurambar Ankara-TÜRKİYE

  • Çalışma Saatleri

    Pzt-Cmt: 09:00 - 18:00

© 2026 Prof. Dr. Aydan Biri. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik PolitikasıKullanım Koşulları

Mikroenjeksiyon (ICSI) Nedir? Nasıl Yapılır?

Ana SayfaMikroenjeksiyon (ICSI) Nedir? Nasıl Yapılır?

Mikroenjeksiyon (ICSI) Nedir?

Mikroenjeksiyon (ICSI – Intracytoplasmic Sperm Injection), yardımcı üreme tekniklerinde kullanılan ileri bir döllenme yöntemidir. Bu teknikte, tek bir sperm hücresi özel bir mikropipet yardımıyla doğrudan yumurta hücresinin sitoplazmasına enjekte edilerek döllenme sağlanır. ICSI, özellikle erkek faktörüne bağlı infertilite olgularında standart IVF'ye göre çok daha yüksek döllenme oranları sunar.

İçindekiler

  • Mikroenjeksiyon (ICSI) Nedir?
  • ICSI Ne Zaman Uygulanır?
  • Mikroenjeksiyon Nasıl Yapılır? (Adım Adım)
  • 1. Yumurta Hazırlığı
  • 2. Sperm Hazırlığı
  • 3. Mikroenjeksiyon İşlemi
  • 4. Döllenme Kontrolü
  • ICSI ile Klasik IVF Arasındaki Farklar
  • Mikroenjeksiyon Başarı Oranları
  • Mikroenjeksiyon Riskleri ve Yan Etkileri
  • ICSI Öncesi Hazırlık
  • Gelişmiş Sperm Seçim Teknikleri
  • Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
  • Mikroenjeksiyon ağrılı bir işlem midir?
  • ICSI ile normal IVF arasında hangisi daha başarılıdır?
  • Mikroenjeksiyon ile doğan bebekler sağlıklı mıdır?
  • Her tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon gerekli midir?
  • Mikroenjeksiyon başarısızlığının nedenleri nelerdir?
  • Azoospermi hastalarında mikroenjeksiyon yapılabilir mi?
  • ICSI sonrası embriyo kalitesi nasıl değerlendirilir?

1992 yılında ilk kez başarıyla uygulanmasının ardından mikroenjeksiyon, tüp bebek tedavisinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde dünya genelinde gerçekleştirilen tüp bebek işlemlerinin büyük çoğunluğunda ICSI yöntemi kullanılmaktadır.

ICSI Ne Zaman Uygulanır?

Mikroenjeksiyon tedavisi, aşağıdaki durumlarda endikedir:

  • Şiddetli oligozoospermi: Sperm sayısının ileri derecede düşük olması (mililitrede 5 milyonun altı).
  • Astenozoospermi: Sperm hareketliliğinin ciddi ölçüde azalmış olması.
  • Teratozoospermi: Normal morfolojiye sahip sperm oranının çok düşük olması.
  • Obstrüktif azoospermi: Sperm kanallarının tıkalı olması nedeniyle ejakulatta sperm bulunmaması. Bu durumda cerrahi yöntemlerle (TESE, Mikro-TESE) elde edilen spermler kullanılır.
  • Non-obstrüktif azoospermi: Testislerde sperm üretiminin çok düşük olması nedeniyle Mikro-TESE ile elde edilen az sayıda spermin kullanılması gerektiği durumlar.
  • Önceki IVF denemelerinde düşük döllenme oranı: Klasik IVF'de yeterli döllenme sağlanamadığında bir sonraki denemede ICSI tercih edilir.
  • Dondurulmuş sperm kullanımı: Çözülen spermlerin hareketliliği düşük olabileceği için ICSI önerilir.
  • Preimplantasyon genetik tanı (PGT): Genetik test yapılacak embriyolarda, döllenme kontaminasyonunu önlemek için ICSI zorunludur.
  • İn vitro matürasyon (IVM): Olgunlaştırılmış yumurtalarda döllenmeyi garantilemek için ICSI tercih edilir.

Mikroenjeksiyon Nasıl Yapılır? (Adım Adım)

ICSI işlemi, son derece hassas bir laboratuvar prosedürüdür ve deneyimli bir embriyolog tarafından gerçekleştirilir. İşlem aşamaları şu şekildedir:

1. Yumurta Hazırlığı

Yumurta toplama (OPU) işlemiyle elde edilen yumurtalar, önce özel enzimlerle çevre hücrelerinden (kumulus hücreleri) temizlenir. Ardından yumurtaların olgunluk derecesi değerlendirilir. Yalnızca metafaz II (MII) aşamasındaki, yani tam olgunlaşmış yumurtalara mikroenjeksiyon uygulanabilir.

2. Sperm Hazırlığı

Sperm örneği, yıkama ve santrifüj işlemleriyle hazırlanır. En sağlıklı ve hareketli spermler seçilir. Cerrahi yöntemle elde edilen spermlerde (TESE/Mikro-TESE) özel hazırlık protokolleri uygulanır.

3. Mikroenjeksiyon İşlemi

İşlem, inverted mikroskop ve mikromanipülatör cihazları kullanılarak gerçekleştirilir:

  • Olgun yumurta, tutma pipeti (holding pipette) ile sabitlenir.
  • Seçilen tek bir sperm hücresi, ince bir enjeksiyon pipeti ile hareketsiz hale getirilir (kuyruk kısmına hafif basınç uygulanarak).
  • Enjeksiyon pipeti, yumurtanın zona pellucida (dış zarı) ve oolemmayı (hücre zarı) geçerek sitoplazmanın içine ilerletilir.
  • Sperm hücresi yumurtanın sitoplazmasına bırakılır.
  • Pipet yavaşça geri çekilir.

Tüm bu işlem birkaç dakika içinde tamamlanır. Her olgun yumurta için ayrı ayrı tekrarlanır.

4. Döllenme Kontrolü

Mikroenjeksiyon sonrası yumurtalar, özel kültür ortamında inkübatöre alınır. 16-18 saat sonra döllenme kontrolü yapılır. Normal döllenmiş yumurtalarda iki pronükleus (2PN) görülmesi beklenir. Bu, hem anne hem baba genetik materyalinin mevcut olduğunu gösterir.

ICSI ile Klasik IVF Arasındaki Farklar

Klasik IVF'de yumurta ve sperm hücreleri aynı kültür kabında bir araya bırakılarak döllenmenin doğal yollarla gerçekleşmesi beklenir. ICSI'de ise tek bir sperm seçilerek doğrudan yumurtaya enjekte edilir. Temel farkları şöyle sıralayabiliriz:

  • Döllenme yöntemi: IVF'de sperm kendi başına yumurtaya girer; ICSI'de embriyolog tarafından yumurtaya yerleştirilir.
  • Sperm gereksinimi: IVF için yeterli sayıda hareketli sperm gerekir; ICSI için yumurta başına tek bir sperm yeterlidir.
  • Döllenme oranı: Şiddetli erkek faktöründe ICSI, IVF'ye göre çok daha yüksek döllenme oranı sağlar.
  • Endikasyon: IVF genellikle normal sperm parametreleri olan çiftlerde; ICSI ise erkek faktörü, düşük yumurta sayısı veya önceki başarısızlık durumlarında tercih edilir.

Mikroenjeksiyon Başarı Oranları

ICSI yöntemiyle döllenme oranı %70-85 arasındadır. Bu oran, klasik IVF'deki %50-70 döllenme oranının üzerindedir. Ancak gebelik oranları; kadının yaşı, embriyo kalitesi, rahim yapısı ve diğer bireysel faktörlere bağlıdır.

  • 35 yaş altı: ICSI ile gebelik oranı yaklaşık %50-60.
  • 35-37 yaş: %40-50 civarı.
  • 38-40 yaş: %25-35 civarı.
  • 40 yaş üstü: %15-25 civarı.

Bu oranlar genel istatistiklerdir ve klinik deneyimi, laboratuvar kalitesi ile kişisel faktörlere göre değişiklik gösterebilir.

Mikroenjeksiyon Riskleri ve Yan Etkileri

ICSI, güvenli ve yaygın olarak uygulanan bir yöntemdir. Ancak bazı noktaların bilinmesi önemlidir:

  • Yumurta hasarı riski: Enjeksiyon sırasında yumurtaların yaklaşık %5-10'u hasar görebilir. Bu oran deneyimli embriyologların elinde minimumdadır.
  • Anormal döllenme: Nadir durumlarda tek veya üç pronükleuslu (anormal) döllenme görülebilir. Bu embriyolar transfer edilmez.
  • OHSS riski: Over stimülasyonuna bağlı olarak gelişebilir; bu risk ICSI'ye değil, stimülasyon protokolüne bağlıdır.

Yapılan geniş çaplı araştırmalar, ICSI ile doğan bebeklerin doğal yollarla veya klasik IVF ile doğan bebeklerle aynı sağlık profiline sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

ICSI Öncesi Hazırlık

Mikroenjeksiyon tedavisine başlamadan önce bazı hazırlıklar gereklidir:

  • Kapsamlı tetkikler: Kadın ve erkek eş için infertilite değerlendirmesi yapılır.
  • Yaşam tarzı düzenlemeleri: Sigara ve alkol bırakılmalı, sağlıklı beslenme ve düzenli uyku alışkanlığı edinilmelidir.
  • Vitamin takviyeleri: Folik asit, D vitamini, Koenzim Q10 gibi takviyeler hekim önerisiyle başlanabilir.
  • Psikolojik hazırlık: Tedavi sürecinin stresli olabileceği bilinmeli, gerekirse psikolojik destek alınmalıdır.

Gelişmiş Sperm Seçim Teknikleri

ICSI'nin başarısını artırmak amacıyla geliştirilmiş ek teknikler mevcuttur:

  • IMSI (Intracytoplasmic Morphologically Selected Sperm Injection): 6000 kata kadar büyütme ile spermlerin detaylı morfolojik değerlendirmesi yapılarak en sağlıklı sperm seçilir.
  • PICSI (Physiological ICSI): Hyaluronik asit bağlanma testine dayalı fizyolojik sperm seçim yöntemidir. Olgun ve DNA hasarı düşük spermlerin seçimini sağlar.
  • Mikro-TESE: Ejakulatta sperm bulunmayan (azoospermi) olgularda, cerrahi mikroskop altında testis dokusundan sperm elde etme işlemidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Mikroenjeksiyon ağrılı bir işlem midir?

Mikroenjeksiyon laboratuvar ortamında, yumurta hücreleri üzerinde yapılan bir işlemdir; hasta açısından herhangi bir ağrı söz konusu değildir. Yumurta toplama işlemi sedasyon altında yapıldığı için o aşamada da ağrı hissedilmez.

ICSI ile normal IVF arasında hangisi daha başarılıdır?

Erkek faktörü olmayan çiftlerde her iki yöntemin gebelik oranları benzerdir. Ancak erkek faktörü varlığında ICSI, klasik IVF'ye göre çok daha yüksek döllenme ve gebelik oranları sunar.

Mikroenjeksiyon ile doğan bebekler sağlıklı mıdır?

Evet, yapılan uzun dönem takip çalışmaları ICSI ile doğan bebeklerin doğal yollarla doğan bebeklerle aynı sağlık düzeyine sahip olduğunu göstermektedir.

Her tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon gerekli midir?

Hayır, sperm parametreleri normal olan çiftlerde klasik IVF yöntemi de uygulanabilir. Ancak günümüzde birçok merkez, daha kontrollü döllenme sağladığı için standart olarak ICSI tercih etmektedir.

Mikroenjeksiyon başarısızlığının nedenleri nelerdir?

Döllenme başarısızlığı; yumurta kalitesinin düşük olması, sperm DNA hasarının yüksek olması, yumurta aktivasyon bozuklukları veya teknik faktörlerle ilişkili olabilir.

Azoospermi hastalarında mikroenjeksiyon yapılabilir mi?

Evet, TESE veya Mikro-TESE ile testislerden elde edilen spermler kullanılarak ICSI uygulanabilir. Bu durumda döllenme ve gebelik oranları sperm kalitesine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

ICSI sonrası embriyo kalitesi nasıl değerlendirilir?

Embriyolar; hücre sayısı, fragmantasyon oranı, hücre simetrisi ve gelişim hızı gibi parametrelerle değerlendirilir. 5. günde blastosist aşamasına ulaşan embriyolar en yüksek kalite grubundadır.

İlgili Sayfalar

  • Alt sayfa bulunamadı
Tümünü Gör

Son Yazılar

Yükleniyor...

İletişime Geçin

+90 (312) 911 77 77+90 (542) 329 09 68+90 (530) 303 15 61WhatsApp

İlgili Yazılar

Prof. Dr. Aydan Biri
Prof. Dr. Aydan BiriYazar

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. 35 yılı aşkın klinik deneyim ile kadın sağlığı, perinatoloji, riskli gebelik takibi, tüp bebek, laparoskopik cerrahi ve menopoz tedavisi alanlarında uzman. Ankara'da hizmet vermektedir.

Detaylı Özgeçmiş•Yayınlar•İletişim