profdraydanbiri-e1576217831267.jpg

Doğasında Doğum Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri,’Genel olarak maalesef mamaya çok erken başlanıyor.’ dedi.

Doğasında Doğum Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri, “Ülkemizde ilk 6 ayda sadece anne sütüyle devam etme oranı yüzde 9 civarında kalıyor. Doğumun birinci günü mamaya başlama oranı yüzde 50. Genel olarak maalesef mamaya çok erken başlanıyor.” dedi.

Doğasında Doğum Derneğince 1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında, özel bir hastanenin konferans salonunda “Emzirme Paneli” düzenlendi.

Prof. Dr. Biri, panelin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, emzirmenin anne bebek sağlığı ve ülke refahıyla ilgili olumlu sonuçlarının yadsınamayacağını söyledi.

Annelere 24 ay emzirme önerilmesine rağmen bunun gerçekleşme oranının oldukça düşük olduğunu belirten Biri, şöyle konuştu:

“Ülkemizde ilk 6 ayda sadece anne sütüyle devam etme oranı yüzde 9 civarında kalıyor. Doğumun birinci günü mamaya başlama oranı yüzde 50. Genel olarak maalesef mamaya çok erken başlanıyor. Sütün bırakılmasının nedenleri arasında annenin sezaryenle doğum yapması bulunuyor. Sezaryenle doğumda anestezinin etkisi, annenin ağrılarının etkisi gibi nedenlerden dolayı anne ve bebeğin buluşma süresi uzuyor. Doğumda ilk anda anne ile bebeğin buluşması emzirmeyi tetikleyen en önemli faktör. Bu kanıtlanmış bir şey. Doğumdan sonra anneyle bebeği en kısa sürede bir araya getirmek gerekiyor. O zaman kadının süt salgısı hızlıca devreye giriyor.”

“Doğum da emzirmek de sabır istiyor”

Prof. Dr. Biri, bebeğin doymasına ilişkin kaygılar nedeniyle bazı annelerin emziremediğini, bu süreci “Süt gelmedi, bebek aç.” gibi söylemlerin etkilediğini ifade etti.

Doğum yapan bir annenin ilk birkaç gün sütünün yoğun olmamasının normal olduğunu anlatan Biri, “O çok az gelen süt de bebek için yeterli ve doyurucudur. Bebek, çok az miktarlarda süte ihtiyaç duyar. Annelerin emzirme sürecinde mamaya geçmek için acele etmemesi gerekiyor. Bu süreçte anne, aile ve sağlık personeli sabırlı olmalı. Doğum da emzirmek de sabır istiyor. Aceleye gelmiyor.” dedi.

Bebeğe ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğini vurgulayan Biri, anne sütüne artık sadece besin gözüyle değil içinde çocuğu hastalıklardan koruyan birçok hücre olduğundan doku gözüyle de bakıldığını dile getirdi.

Panel kapsamında, anne ve anne adaylarına yönelik bilgi yarışması düzenlendi. Yarışmada birinci ve ikinciye ücretsiz check-up hediye edildi.

 


f07e3c7d-0236-4f34-af1d-c843f69ca229-1200x800.jpg

Doğasında Doğum Derneği Başkanı Prof.Dr. Aydan Biri, “Jinekoloji polikliniklerinin yüzde 30- 40’ını anormal idiyopatik kanama meşgul etmektedir. Kadınlar sıkça bu durumdan hastanelere geliyor. Kadınlarda, üreme çağında süratle müdahale gerektiren bir sorundur. Tüm kadınların yüzde 25’inde anormal kanama görülüyor.” diye konuştu.

Doğasında Doğum Derneği ile Sağlık Ekonomisi ve Politikası Derneğince “Menoraji’de Güncel Yaklaşım Çalıştayı”, ATO VIP Salonu’nda düzenlendi.

Doğasında Doğum Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydan Biri, kadınlarda uzun, zamansız ve fazla kanamaların “anormal kanama” olduğunu, tıp literatüründe ise “menoraji” şeklinde ifade ettiklerini belirtti.

Biri, çalıştayın amacının sempozyumdan farklı olarak, çıktısı, sonuçları ve önerileri olan bir rapor hazırlamak ve bunu ilgili derneklerle paylaşmak olduğunu kaydetti. Aydan Biri, şöyle konuştu:

“Jinekoloji polikliniklerinin yüzde 30-40’ını anormal idiyopatik kanama meşgul etmektedir. Tüm kadınların yüzde 25’inde anormal kanama görülüyor. Kadınlar sıkça bu durumdan hastanelere geliyor. Kadınlarda, üreme çağında süratle müdahale gerektiren bir sorundur. Hatta ameliyata kadar giden yönleri nedeniyle üremeyi de bloklayan bir sorundur. Altta yatan nedenler hormonal, organik dediğimiz miyomlar, polipler gibi tedavi edilebilir rahatsızlıkların yanı sıra kanser, pıhtılaşma bozuklukları gibi hastalıklardır. ”

Sağlık Ekonomisi ve Politikası Derneği Başkanı Dr. Güvenç Koçkaya, aşırı kanamanın Türkiye’de çokça görülen bir hastalık olduğunu söyledi.

Belirli şikayetlerle hastaneye başvuran hastalara, hekimler tarafından uygun tedavi uygulandığını belirten Koçkaya, “Sosyal Güvenlik Kurumunun bazı uygulamaları nedeniyle insanlar tedaviye özel hastanelerde erişebiliyorken, devlet hastanelerinde erişemeyebiliyor. Özellikle son uygulamalarda bunu görüyoruz ne yazık ki.” şeklinde konuştu.

Çalıştayda, anormal kanama hastalığının, Türkiye’nin klinik ve ekonomik yönden ne durumda olduğunun masaya yatırılacağını ve görüş alışverişinde bulunulacağını belirten Koçkaya, “İlaçlı rahim içi cihaz kullanımı kısıtlandı. Bu kısıtlandığı için hastalar ya oral tedaviye ya da cerrahi tedaviye gidecek. Devlet, büyük bir değişiklik yapmazsa ve var olan uygulamaya devam ederse, yılda 10 milyon lira civarında kamunun zararı olacağına inanıyorum. Bu durum, Türkiye’de yılda 8 bin ek histerektomiye (rahmin alınması) neden olabilir.” dedi.

Üreme çağındaki kadınların yüzde 14’ünde anormal kanama görülüyor

Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, normal düzenin dışında ve normalden fazla miktarda olan rahim kaynaklı kanama anlamına gelen idiyopatik menorajinin, üreme çağındaki kadınların yüzde 14’ünde görüldüğünü belirtti.

Üreme çağındaki genç kadınlarda bu hastalığın görülmesinin önüne geçilmesi gerektiğine işaret eden Durmuşoğlu, idiyopatik menorajinin organik patoloji olmadan kanama miktarının 80 mililitre üzerinde olması halinde verilen bir tanım olduğunu aktardı.

Kadınlardaki bütün kanamaların da idiyopatik menoraji yani aşırı kanama anlamına gelmediğini belirten Durmuşoğlu, “30-49 yaş arası kadınların yüzde 5 oranı idiyopatik menoraji nedeni ile jinekolojik konsültasyona başvuruyor. Ülkemizde bu sayı en az 800 bin kadın demektir.” bilgisini paylaştı.

Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doğum Hastanesi İnfertilite, Aile Planlaması ve Menopoz Klinik Şefi Prof. Dr. Berna Dilbaz ise normalin dışında fazla olan kanamaların yapısal ve sonradan oluşan sebeplerden kaynaklı olduğunu belirterek, hastaların pek çok şikayetle hastanelere başvurduğunu söyledi.

Medikal, cerrahi ve hormonal tedavilerin hastalığın önüne geçilmesinde kullanıldığını belirten Dilbaz, “Bizim birçok tedavimiz basamak tedavisi. Onun için mecbur kalırsak, rahimin alınması durumu karşımıza çıkıyor. Bu istemediğimiz bir durum aslında. Maalesef bu durumla karşı karşıya kalabiliyoruz.” diye konuştu.

Çalıştaya, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Ankara Şube Başkanı ve Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaprak Üstün, Prof. Dr. Filiz Avşar, Prof. Dr. Bülent Berker, Doç. Dr. İsmail Güler başta olmak üzere alanının uzman akademisyenleri katıldı.

Ülkedeki menoraji tedavisinin klinik ve ekonomik yönden sağlık politikası ve kamu maliyesi açısından durumu değerlendirildi.

Sağlık Bakanlığı temsilcilerinin ve alanın uzmanlarının katıldığı çalıştayın sonunda idiyopatik menoraji konusunda rapor hazırlanacak.


aydan-biri.jpg

Emzirme oranlarının artırılmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla Koru Hastaneleri ile Doğasında Doğum Derneği işbirliğinde, çiçeği burnunda anne ve anne adayları yarıştı. Yarışma sonucunda anneler hem eğlendi hem de öğrendi. Emzirmenin çocuklarının sağlığını nasıl etkilediğinin bilincine varan anneler, bundan sonraki süreçte daha dikkatli olacaklarını dile getirdiler.

Dünya Emzirme Haftası, ülkemizde her yıl 1- 7 Ekim tarihleri arasında, emzirmeyi teşvik etmek, farkındalığı artırmak, anne ve bebek sağlığını iyileştirmek için kutlanıyor. Koru Hastaneleri ile Doğasında Doğum Derneği’nin işbirliğiyle düzenlenen Emzirme Paneli etkinliğinde ebeveyn adayları ve çiçeği burnunda anneler hem bilgi sahibi oldu hem de yarıştı.

Panele katılanların, emzirme ve anne sütünün önemini daha iyi anlayacağını söyleyen Koru Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı aynı zamanda Doğasında Doğum Derneği Başkanı olan Prof. Dr. Aydan Biri, emzirmenin anne bebek sağlığı ve ülke refahı ile ilgili olumlu sonuçların yadsınamaz bir gerçek olduğunu ve bu sonuçların farkındalığı artırarak annelerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Anne sütünün sadece bir besin olmadığını aynı zamanda bebeği hastalıklardan da koruduğunu belirten Biri, hiçbir mama ya da ek gıdanın anne sütü ile mukayese edilemeyeceğine dikkat çekti.

Türkiye’deki emzirme oranlarındaki yetersizliğe vurgu yapan Biri, “TNSA 2013 verilerine göre, bebeklerin yüzde 58’i ilk iki ayında sadece anne sütü ile beslenirken, bebeğin büyümesiyle birlikte bu oran azalıyor. 4-5 aylık bebeklerde ise, ne yazık ki yüzde 10’lara kadar düşüyor.  Ülkemiz için bu oranlar oldukça düşündürücü ve üzücüdür.  Amacımız bu oranları yükseltmek, bebeklerimizin sağlığı için emzirmenin teşvikini ve devamını sağlamaya çalışmaktır.” şeklinde konuştu.

Ülkemizdeki emzirme oranları tüm çabalara rağmen artırılamadığına dikkat çeken Biri, “Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, üniversite ve özel sektördeki hastanelerin çoğunluğu bebek dostu hastanesi olmasına rağmen, hala emzirme oranları ilk 6 ayda yüzde 9 civarında kalıyor. Ülkemizde emzirme oranlarının tüm çabalara rağmen artırılamadığı görülüyor. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) 2020-2030 yılları arasındaki hedeflerinde ilk 6 ay emzirme oranının %50 ve üzerine çıkarmak olduğunu göz önünde bulundurursak, ülkemizde hedefe ulaşmak için, emzirme farkındalığını artırmak gerekiyor. Emzirmenin, anne bebek sağlığı üzerine faydalarının yanı sıra aile ve ülke ekonomisine de faydasının olduğu bir gerçek.” dedi.

Emzirmeye başlama oranlarının yüksek olup, hemen akabinde emzirmenin kesintiye uğramasının önemli bir problem olduğunu belirten Biri, anne sütünün verilmesi konusunda farkındalık oluşturmak için Koru Hastanelerinde yaklaşık 2011 yılından bu yana Emzirme Danışmanlığı Polikliniğinde hizmet verdiklerini söyledi.

Emzirmenin kadın ve çocukların, sağlığını, refahını ve yaşamını iyileştirdiğini dile getiren Biri, “Emzirmek, doğum sonrası süreçte annenin daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur, rahmin gebelik öncesi boyutuna daha hızlı dönmesini sağlayarak, kanama riskini azaltır.” diye konuştu.

Emzirme Anne ve Çocuk Sağlığını Olumlu Yönde Etkiler

Emzirmenin bütün canlılar için doğal ve en temel beslenme şekli olduğunu dile getiren Biri, şunları söyledi: “Anne sütü her bebeğe özel hazırlanan kıymetli bir besindir. Yeni doğan sağlığı açısından dramatik faydaları vardır. Emzirme anne ve çocuk sağlığını olumlu yönde etkiler. Araştırmalar, uzun süreli emzirilen bebeklerde, astım, Tip I ve Tip II diyabet ve obezite gibi hastalıkların görülme sıklığının azaldığını gösteriyor. Emzirilen bebekler ani bebek ölüm sendromu (SIDS) açsından da düşük risk altındadır.   Anne sütü, bebeklerde uykuyu destekleyen hormonlar içerdiği için, anne sütü alan bebekler daha rahat uykuya geçerler ve daha huzurludurlar. Emziren anneler de bu sebeple daha fazla dinlenme fırsatı bulurlar. Emzirmenin kadın sağlığı açısından bir diğer faydası da meme kanseri üzerine ciddi koruyucu etki sağlaması. Anne sütü bir besin olmasının dışında bebeği ciddi şekilde hastalıklardan korur. Emzirmek her anneyi güvende tutar.”



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.



Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ulla. Eodem modo typi, qui nunc nobis videntur parum clari, fiant sollemnes in futurum. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.


Copyright 2019. All rights reserved.